Takip edin :
Son güncelleme 21 Ekim 2014 - 01:43

Psikoloji - Psikiyatri - Psikolog - Depresyon - Kaygı

Madde Bağımlısına Nasıl Davranmalı?

Tarih : 16.09.2011 Cuma Saat : 09:09|Çıktı al

Madde Bağımlısına Nasıl Davranmalı?

AMATEM Klinik Şefi Dr. Cüneyt Evren, madde kullanan çocukların beyinlerinin değişime uğradığını ve en son noktada saldırganlaştıklarını belirtti.

Bu makale 4.499 kez okunmuştur

 

Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Alkol ve Madde Bağımlılığı Araştırma ve Tedavi Merkezi (AMATEM) Klinik Şefi Dr. Cüneyt Evren, madde kullanan çocukların beyinlerinin değişime uğradığını ve en son noktada saldırganlaştıklarını belirterek, ''Madde bağımlısı sizden bir şey talep ediyor, ne yapacaksınız? Çözüm yolu, 'Para verelim, kurtulalım' ya da 'Vermeyin sakın' demek olamaz. Buna, o koşullar içindeki kişinin karar vermesi lazım'' dedi.
 
Son olarak Fatih'te bir vatandaşa saldırarak yüzüne tiner dökmeleriyle yeniden gündeme gelen madde bağımlılarına karşı nasıl davranılacağı konusunda soruları cevaplandıran Evren, bağımlılık yapan maddeleri, ''sigara ve alkol de dahil, uyarıcı, rahatlatıcı ya da haz verici etkisi nedeniyle kullanılmaya başlanan, bir süre sonra devamlı kullanma ihtiyacı hissedilen maddeler'' olarak tanımladı.
 
Bu sürecin ''zararlı kullanım, kötüye kullanım ve bağımlılık'' diye sıralandığını ifade eden Evren, madde bağımlılığı geliştikten sonra kişinin sosyal yaşamına, aile ilişkilerine, iş, eğitim, meslek hayatına yansıyacağını, fiziksel ve ruhsal sağlığını olumsuz etkilemeye başlayacağını söyledi.
 
Cüneyt Evren, ''Vatandaşlar madde bağımlısıyla karşılaşıldığında nasıl davranılmalı? Örneğin para isterse vermeli mi?'' sorusunu şöyle yanıtladı:
 
''Buna cevap vermek çok zor. Bu bir risk. İnsanların canı kadar malı da önemli. Parayı vermek, aslında sorunu çözmeyecek, o para iyi bir yere de gitmeyecek. Çocuk, büyük ihtimalle o paraya uçucu madde alacak. Karşısındakinin, muhakemesi bozulmuş, madde etkisinde olan ve madde ile beyni zarar görmüş biri olduğunu düşünmesi lazım. Madde bağımlısı sizden bir şey talep ediyor, ne yapacaksınız? Çözüm yolu, 'Para verelim, kurtulalım' ya da 'Vermeyin sakın' demek olamaz. Buna, o koşullar içindeki kişinin karar vermesi lazım. Burada önemli olan, kişinin vücut bütünlüğüne zarar gelmemesi. Dolayısıyla bu noktada da karşıdakinin normal ve sağlıklı düşünen biri olmadığını hesaba katması lazım. Madde kullanan çocukların beyinleri değişime uğruyor ve en son noktada saldırganlaşıyorlar. Vatandaş, kendini koruyacak. Bu anlamda halkın yapacağı çok bir şey yok, en azından karşısındaki kişinin şuurunun yerinde olmadığını hesaba katarak davranması gerekiyor. Bağımlı normal muhasebesini yapamıyor, belki hatırlamayacağı bir dönem yaşıyor. Belki olanları hatırlamayacak bile. Bu tür olayların çoğu gazetelere yansımıyor.''
 
Madde bağımlılığının önlenmesinin önemine işaret eden Evren, bu anlamda, devlete ve aileye büyük görevler düştüğünü söyledi. Evren, ''Ancak burada da şöyle bir durum var. Saldırganlığın da temelinde yatan sebep bu. Ergenlik döneminde beyin hala gelişmeye devam eder. Beynin gelişme evresinde madde kullanıyor ve beyin etkileniyor'' dedi.
 
DEVLETE VE AİLEYE GÖREV DÜŞÜYOR
AMATEM'in tedavi kısmına bakan bir ekip olduğunu, madde bağımlılığı olan gençleri veya erişkinleri maddeden uzak, ayık bir yaşam sürdürebilmesini sağlamaya çalıştıklarını anlatan Evren, bağımlılık tedavisinde kişinin tedaviyi kabul etmesi gerektiğini ve kişinin rızası olmadan tedavinin mümkün olmadığını ifade etti.
 
Madde bağımlısı olan gençlerle konuşulduğunda çoğunun düzenli bir ailesi olmadığından yakındığını anlatan Evren, devletin, aile ortamı bozulan gençlere sahip çıkması ve aile ortamını sağlaması gerektiğini kaydetti. Madde bağımlısı için bu sürecin örseleyici ve travmatik olduğunu, çocuğun devletin sosyal hiçbir imkânından yararlanamadığını anlatan Evren, ''Yani çocuğun öncelikle korunma ihtiyacının sağlanması, bir ailenin sunacağı ihtiyaçların karşılanması gerekir. Bu çocukların öncelikle korunması lazım'' dedi.
 
Evren, bu çocukların uzun süreli rehabilitasyon ve tedavi görebilecekleri merkezlerin olması gerektiğini ifade ederek, bunun sadece İstanbul'un sorunu olmadığını, her şehirde farklı oranlarda yaşandığını belirtti. Cüneyt Evren, ''Uzun süreli tedavi merkezleri olmalı. Türkiye'deki bu merkezlerin sayısı yeterli değil. Yeterli olsaydı bu sorunlarla bu kadar sık karşılaşmazdık. Beynin olumsuz etkilediğini de düşünürsek, gençlerin tedavi için ikna olması da zorlaşıyor. Zaten artık etkilenmiş beyin ve çocukların tedavi de çok umurunda değil, tedavinin gerektiğini düşünmüyor, farkında değiller. Bu ciddi bir engel önümüzde'' diye konuştu.
 
AİLE ÇOCUK İÇİN RİSK FAKTÖRÜ OLMAMALI
Öncelikle halkın o kişilerle karşılaşmasının önlenmesi gerektiğini ifade eden Evren, ''Cezalandırma anlamında söylemiyorum. Bu kişilere uygun yardım sağlanarak, o tarz bir yaşantıdan uzaklaştırılması gerekiyor'' dedi.
Ailelere çok büyük sorumluluk düştüğünü belirten Evren, ailenin, çocuğu ile iyi bir iletişim içinde ve iyi örnek olması gerektiğini söyledi. Evren, ''Anne ve babanın herhangi bir madde kullanması çocuk için risk faktörü. Aile, çocuk ile iyi iletişim sağlamalı, arkadaş gibi olmalı. Çocuğunun çevresinde ne var ne yok, kimlerle arkadaşlık ediyor, bir değişiklik var mı, çok para harcıyor mu ya oda hep uyukluyor mu, madde kullandığını ya da madde kullanmaya itecek çevre edindiğini düşündüren bir şeyler var mı? Ailenin uyanık olması lazım. Bunlar için veri alabilmek için de çocuk ile iletişim içinde olması lazım'' diye konuştu.
akırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Alkol ve Madde Bağımlılığı Araştırma ve Tedavi Merkezi (AMATEM) Klinik Şefi Dr. Cüneyt Evren, madde kullanan çocukların beyinlerinin değişime uğradığını ve en son noktada saldırganlaştıklarını belirterek, ''Madde bağımlısı sizden bir şey talep ediyor, ne yapacaksınız? Çözüm yolu, 'Para verelim, kurtulalım' ya da 'Vermeyin sakın' demek olamaz. Buna, o koşullar içindeki kişinin karar vermesi lazım'' dedi.
 
Son olarak Fatih'te bir vatandaşa saldırarak yüzüne tiner dökmeleriyle yeniden gündeme gelen madde bağımlılarına karşı nasıl davranılacağı konusunda soruları cevaplandıran Evren, bağımlılık yapan maddeleri, ''sigara ve alkol de dahil, uyarıcı, rahatlatıcı ya da haz verici etkisi nedeniyle kullanılmaya başlanan, bir süre sonra devamlı kullanma ihtiyacı hissedilen maddeler'' olarak tanımladı.
 
Bu sürecin ''zararlı kullanım, kötüye kullanım ve bağımlılık'' diye sıralandığını ifade eden Evren, madde bağımlılığı geliştikten sonra kişinin sosyal yaşamına, aile ilişkilerine, iş, eğitim, meslek hayatına yansıyacağını, fiziksel ve ruhsal sağlığını olumsuz etkilemeye başlayacağını söyledi.
 
Cüneyt Evren, ''Vatandaşlar madde bağımlısıyla karşılaşıldığında nasıl davranılmalı? Örneğin para isterse vermeli mi?'' sorusunu şöyle yanıtladı:
 
''Buna cevap vermek çok zor. Bu bir risk. İnsanların canı kadar malı da önemli. Parayı vermek, aslında sorunu çözmeyecek, o para iyi bir yere de gitmeyecek. Çocuk, büyük ihtimalle o paraya uçucu madde alacak. Karşısındakinin, muhakemesi bozulmuş, madde etkisinde olan ve madde ile beyni zarar görmüş biri olduğunu düşünmesi lazım. Madde bağımlısı sizden bir şey talep ediyor, ne yapacaksınız? Çözüm yolu, 'Para verelim, kurtulalım' ya da 'Vermeyin sakın' demek olamaz. Buna, o koşullar içindeki kişinin karar vermesi lazım. Burada önemli olan, kişinin vücut bütünlüğüne zarar gelmemesi. Dolayısıyla bu noktada da karşıdakinin normal ve sağlıklı düşünen biri olmadığını hesaba katması lazım. Madde kullanan çocukların beyinleri değişime uğruyor ve en son noktada saldırganlaşıyorlar. Vatandaş, kendini koruyacak. Bu anlamda halkın yapacağı çok bir şey yok, en azından karşısındaki kişinin şuurunun yerinde olmadığını hesaba katarak davranması gerekiyor. Bağımlı normal muhasebesini yapamıyor, belki hatırlamayacağı bir dönem yaşıyor. Belki olanları hatırlamayacak bile. Bu tür olayların çoğu gazetelere yansımıyor.''
 
Madde bağımlılığının önlenmesinin önemine işaret eden Evren, bu anlamda, devlete ve aileye büyük görevler düştüğünü söyledi. Evren, ''Ancak burada da şöyle bir durum var. Saldırganlığın da temelinde yatan sebep bu. Ergenlik döneminde beyin hala gelişmeye devam eder. Beynin gelişme evresinde madde kullanıyor ve beyin etkileniyor'' dedi.
 
DEVLETE VE AİLEYE GÖREV DÜŞÜYOR
AMATEM'in tedavi kısmına bakan bir ekip olduğunu, madde bağımlılığı olan gençleri veya erişkinleri maddeden uzak, ayık bir yaşam sürdürebilmesini sağlamaya çalıştıklarını anlatan Evren, bağımlılık tedavisinde kişinin tedaviyi kabul etmesi gerektiğini ve kişinin rızası olmadan tedavinin mümkün olmadığını ifade etti.
 
Madde bağımlısı olan gençlerle konuşulduğunda çoğunun düzenli bir ailesi olmadığından yakındığını anlatan Evren, devletin, aile ortamı bozulan gençlere sahip çıkması ve aile ortamını sağlaması gerektiğini kaydetti. Madde bağımlısı için bu sürecin örseleyici ve travmatik olduğunu, çocuğun devletin sosyal hiçbir imkânından yararlanamadığını anlatan Evren, ''Yani çocuğun öncelikle korunma ihtiyacının sağlanması, bir ailenin sunacağı ihtiyaçların karşılanması gerekir. Bu çocukların öncelikle korunması lazım'' dedi.
 
Evren, bu çocukların uzun süreli rehabilitasyon ve tedavi görebilecekleri merkezlerin olması gerektiğini ifade ederek, bunun sadece İstanbul'un sorunu olmadığını, her şehirde farklı oranlarda yaşandığını belirtti. Cüneyt Evren, ''Uzun süreli tedavi merkezleri olmalı. Türkiye'deki bu merkezlerin sayısı yeterli değil. Yeterli olsaydı bu sorunlarla bu kadar sık karşılaşmazdık. Beynin olumsuz etkilediğini de düşünürsek, gençlerin tedavi için ikna olması da zorlaşıyor. Zaten artık etkilenmiş beyin ve çocukların tedavi de çok umurunda değil, tedavinin gerektiğini düşünmüyor, farkında değiller. Bu ciddi bir engel önümüzde'' diye konuştu.
 
AİLE ÇOCUK İÇİN RİSK FAKTÖRÜ OLMAMALI
Öncelikle halkın o kişilerle karşılaşmasının önlenmesi gerektiğini ifade eden Evren, ''Cezalandırma anlamında söylemiyorum. Bu kişilere uygun yardım sağlanarak, o tarz bir yaşantıdan uzaklaştırılması gerekiyor'' dedi.
 
Ailelere çok büyük sorumluluk düştüğünü belirten Evren, ailenin, çocuğu ile iyi bir iletişim içinde ve iyi örnek olması gerektiğini söyledi. Evren, ''Anne ve babanın herhangi bir madde kullanması çocuk için risk faktörü. Aile, çocuk ile iyi iletişim sağlamalı, arkadaş gibi olmalı. Çocuğunun çevresinde ne var ne yok, kimlerle arkadaşlık ediyor, bir değişiklik var mı, çok para harcıyor mu ya oda hep uyukluyor mu, madde kullandığını ya da madde kullanmaya itecek çevre edindiğini düşündüren bir şeyler var mı? Ailenin uyanık olması lazım. Bunlar için veri alabilmek için de çocuk ile iletişim içinde olması lazım'' diye konuştu.
Ailelere çok büyük sorumluluk düştüğünü belirten Evren, ailenin, çocuğu ile iyi bir iletişim içinde ve iyi örnek olması gerektiğini söyledi. Evren, ''Anne ve babanın herhangi bir madde kullanması çocuk için risk faktörü. Aile, çocuk ile iyi iletişim sağlamalı, arkadaş gibi olmalı. Çocuğunun çevresinde ne var ne yok, kimlerle arkadaşlık ediyor, bir değişiklik var mı, çok para harcıyor mu ya oda hep uyukluyor mu, madde kullandığını ya da madde kullanmaya itecek çevre edindiğini düşündüren bir şeyler var mı? Ailenin uyanık olması lazım. Bunlar için veri alabilmek için de çocuk ile iletişim içinde olması lazım'' diye konuştu.akırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Alkol ve Madde Bağımlılığı Araştırma ve Tedavi Merkezi (AMATEM) Klinik Şefi Dr. Cüneyt Evren, madde kullanan çocukların beyinlerinin değişime uğradığını ve en son noktada saldırganlaştıklarını belirterek, ''Madde bağımlısı sizden bir şey talep ediyor, ne yapacaksınız? Çözüm yolu, 'Para verelim, kurtulalım' ya da 'Vermeyin sakın' demek olamaz. Buna, o koşullar içindeki kişinin karar vermesi lazım'' dedi.
 
Son olarak Fatih'te bir vatandaşa saldırarak yüzüne tiner dökmeleriyle yeniden gündeme gelen madde bağımlılarına karşı nasıl davranılacağı konusunda soruları cevaplandıran Evren, bağımlılık yapan maddeleri, ''sigara ve alkol de dahil, uyarıcı, rahatlatıcı ya da haz verici etkisi nedeniyle kullanılmaya başlanan, bir süre sonra devamlı kullanma ihtiyacı hissedilen maddeler'' olarak tanımladı.
 
Bu sürecin ''zararlı kullanım, kötüye kullanım ve bağımlılık'' diye sıralandığını ifade eden Evren, madde bağımlılığı geliştikten sonra kişinin sosyal yaşamına, aile ilişkilerine, iş, eğitim, meslek hayatına yansıyacağını, fiziksel ve ruhsal sağlığını olumsuz etkilemeye başlayacağını söyledi.
 
Cüneyt Evren, ''Vatandaşlar madde bağımlısıyla karşılaşıldığında nasıl davranılmalı? Örneğin para isterse vermeli mi?'' sorusunu şöyle yanıtladı:
 
''Buna cevap vermek çok zor. Bu bir risk. İnsanların canı kadar malı da önemli. Parayı vermek, aslında sorunu çözmeyecek, o para iyi bir yere de gitmeyecek. Çocuk, büyük ihtimalle o paraya uçucu madde alacak. Karşısındakinin, muhakemesi bozulmuş, madde etkisinde olan ve madde ile beyni zarar görmüş biri olduğunu düşünmesi lazım. Madde bağımlısı sizden bir şey talep ediyor, ne yapacaksınız? Çözüm yolu, 'Para verelim, kurtulalım' ya da 'Vermeyin sakın' demek olamaz. Buna, o koşullar içindeki kişinin karar vermesi lazım. Burada önemli olan, kişinin vücut bütünlüğüne zarar gelmemesi. Dolayısıyla bu noktada da karşıdakinin normal ve sağlıklı düşünen biri olmadığını hesaba katması lazım. Madde kullanan çocukların beyinleri değişime uğruyor ve en son noktada saldırganlaşıyorlar. Vatandaş, kendini koruyacak. Bu anlamda halkın yapacağı çok bir şey yok, en azından karşısındaki kişinin şuurunun yerinde olmadığını hesaba katarak davranması gerekiyor. Bağımlı normal muhasebesini yapamıyor, belki hatırlamayacağı bir dönem yaşıyor. Belki olanları hatırlamayacak bile. Bu tür olayların çoğu gazetelere yansımıyor.''
 
Madde bağımlılığının önlenmesinin önemine işaret eden Evren, bu anlamda, devlete ve aileye büyük görevler düştüğünü söyledi. Evren, ''Ancak burada da şöyle bir durum var. Saldırganlığın da temelinde yatan sebep bu. Ergenlik döneminde beyin hala gelişmeye devam eder. Beynin gelişme evresinde madde kullanıyor ve beyin etkileniyor'' dedi.
 
DEVLETE VE AİLEYE GÖREV DÜŞÜYOR
AMATEM'in tedavi kısmına bakan bir ekip olduğunu, madde bağımlılığı olan gençleri veya erişkinleri maddeden uzak, ayık bir yaşam sürdürebilmesini sağlamaya çalıştıklarını anlatan Evren, bağımlılık tedavisinde kişinin tedaviyi kabul etmesi gerektiğini ve kişinin rızası olmadan tedavinin mümkün olmadığını ifade etti.
 
Madde bağımlısı olan gençlerle konuşulduğunda çoğunun düzenli bir ailesi olmadığından yakındığını anlatan Evren, devletin, aile ortamı bozulan gençlere sahip çıkması ve aile ortamını sağlaması gerektiğini kaydetti. Madde bağımlısı için bu sürecin örseleyici ve travmatik olduğunu, çocuğun devletin sosyal hiçbir imkânından yararlanamadığını anlatan Evren, ''Yani çocuğun öncelikle korunma ihtiyacının sağlanması, bir ailenin sunacağı ihtiyaçların karşılanması gerekir. Bu çocukların öncelikle korunması lazım'' dedi.
 
Evren, bu çocukların uzun süreli rehabilitasyon ve tedavi görebilecekleri merkezlerin olması gerektiğini ifade ederek, bunun sadece İstanbul'un sorunu olmadığını, her şehirde farklı oranlarda yaşandığını belirtti. Cüneyt Evren, ''Uzun süreli tedavi merkezleri olmalı. Türkiye'deki bu merkezlerin sayısı yeterli değil. Yeterli olsaydı bu sorunlarla bu kadar sık karşılaşmazdık. Beynin olumsuz etkilediğini de düşünürsek, gençlerin tedavi için ikna olması da zorlaşıyor. Zaten artık etkilenmiş beyin ve çocukların tedavi de çok umurunda değil, tedavinin gerektiğini düşünmüyor, farkında değiller. Bu ciddi bir engel önümüzde'' diye konuştu.
 
AİLE ÇOCUK İÇİN RİSK FAKTÖRÜ OLMAMALI
Öncelikle halkın o kişilerle karşılaşmasının önlenmesi gerektiğini ifade eden Evren, ''Cezalandırma anlamında söylemiyorum. Bu kişilere uygun yardım sağlanarak, o tarz bir yaşantıdan uzaklaştırılması gerekiyor'' dedi.
 
Ailelere çok büyük sorumluluk düştüğünü belirten Evren, ailenin, çocuğu ile iyi bir iletişim içinde ve iyi örnek olması gerektiğini söyledi. Evren, ''Anne ve babanın herhangi bir madde kullanması çocuk için risk faktörü. Aile, çocuk ile iyi iletişim sağlamalı, arkadaş gibi olmalı. Çocuğunun çevresinde ne var ne yok, kimlerle arkadaşlık ediyor, bir değişiklik var mı, çok para harcıyor mu ya oda hep uyukluyor mu, madde kullandığını ya da madde kullanmaya itecek çevre edindiğini düşündüren bir şeyler var mı? Ailenin uyanık olması lazım. Bunlar için veri alabilmek için de çocuk ile iletişim içinde olması lazım'' diye konuştu.

Kullanıcı yorumları

Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.
İlgili Foto Galeriler
İlgili Video Galeriler

Bu Makaleler de İlginizi Çekebilir

Bağımlılık ana sayfa
Hiçbir gerçek, onu görmemeye çalışmaktan daha acı verici değildir…* Goethe

Yeni Üyeler

Tüm üyeler

Anketimize Katılın

Toplam 0 oylama

Popüler Etiketler

Tüm Etiketler