Takip edin :
Son güncelleme 22 Ekim 2014 - 04:34

Psikoloji - Psikiyatri - Psikolog - Depresyon - Kaygı

7-8 Yaş Çocuklarla Çıkar İlişkisi

Tarih : 18.05.2011 Çarşamba Saat : 11:24|Çıktı al

7-8 Yaş Çocuklarla Çıkar İlişkisi

7-8 yaş; 0-6 yaşın görece daha inişli çıkışlı ruh hallerinden sıyrılıp, kendi iç dengesini kurmaya daha yaklaşmış olduğu bir çocukluk dönemidir.

Bu makale 29.583 kez okunmuştur

 

7-8 yaş; 0-6 yaşın görece daha inişli çıkışlı ruh hallerinden sıyrılıp, kendi iç dengesini kurmaya daha yaklaşmış olduğu bir çocukluk dönemidir. Latans dediğimiz bu dönemde çocuk için genellikle sosyalleşme, toplumsal kuralları öğrenme, toplum içinde var olma öne çıkar. İlköğretime başlangıç da bu döneme denk gelir. Bu sebeple artık çocuktan akademik sorumluluklar yüklenmesi ve bu yükümlülüklerini gereğince yerine getirmesi de beklenmektedir. Sorumluluk almak ve almamak 7-8 yaş çocuğu için en sık karşılaşılan sorunlardan biridir.
 
Bu yaşa dek ev içinde uygulanan disiplin dengesi, çocuğun zihninde bir yol haritası oluşturmuştur ve çocuk bu haritaya göre davranışlarını yönlendirmeye çalışır. Disiplin dengesi denince akla genellikle ödül ve ceza kavramları gelir. Bu kavramlar çocuğun hayatı için “onu yaparsam şunu alırlar, bunu yapmazsam şunu vermezler” şeklinde bir şartlar bütünü halinde yerleştirilmişse çocuk her iyi yapacağı şey için rüşvet bekler, her kötü yaptığı şey karşısında da “bana şimdi ne ceza verecekler” diyerek bir bedel beklentisine girer. Bu pek tercih edilebilir bir durum değildir. Zira, ödül ve ceza bir rüşvetten ziyade bir sonuçtur. Doğal halleriyle yaşamın içinde zaten yer alırlar. “Çorap giymezse ayağı üşür”. Sonucu bilip buna göre davranma yetisini kazandırmak esastır. Esas kazanılması gereken kuralların neden var olduğunu bilmek ve kuralları içselleştirmektir. Çocuğun hayatındaki başarının anahtarı budur. Aksi halde ödül ve ceza verecek otorite ortadan kalktığında, hayatı kaos haline dönen çocuklar büyür. Halbuki bu otorite çocuğun kendi içselleştirdiği kurallardan oluşan “üst benlik” mekanizması haline geldiğinde, o çocuk her ortam, her şart ve her zaman diliminde yaşının gerektirdiği kadarını başarabilen çocuk haline dönüşür.
Peki, çıkar ilişkisi güden, rüşvet beklentisiyle yaşayan bir çocuk, üst benlik yerleşimine nasıl çekilir?
 
Ödül; uzun vadeleri hedefler için veya ödül alabilecek bir davranış ortaya çıktıktan sonra kullanılmalıdır.
Mesela, çocukla hafta sonuna dek 7 gün boyunca gerçekleştirmesi istenen bir davranış, bu davranışın neden gerekli olduğu, kendisine ne gibi faydalar sağlayacağı vs. konuşulur ve sonuna bir ödül konulabilir.
Veya “şu ödevini bitirirsen sana sürpriz vereceğim” yerine çocuğu davranışı gerçekleştirmesi için motive edip, yaptıktan sonra “aferin çok güzel yaptın” deyip küçük bir mükâfat vermek gibi…
 
Ceza gökten zembille inen, aniden karar verilip uygulanan süreçler olmamalı. Çocuk kendinden ne beklendiğini, neden bu beklentinin var olduğunu, kendisine gelebilecek yarar ya da zararları bilmeli; özellikle cezadan önce mutlaka ceza uyarısı almalı, her şeye rağmen devam eden davranışın sonucuna katlanmayı kendi seçmiş olmalıdır.
 
Çocuğun rüşvete alışmaması için kendisinden beklenenler aile ortamında iyi bir düzenlemeyle sıralanmalıdır. Çocuk matematik dersini yapmayı sevmiyorsa ama anneannesine gitmeyi seviyorsa “hadi şunu bitir, gidelim” sıralaması çocuğa önerilebilir.
 
Çocuğun saatlik, günlük, haftalık programlar yapmasına yardımcı olunabilir. Neyin ne zaman yapılmasının daha faydalı olacağı konuşulup, program düzenlemede ortaklaşa kararlar alınması; bu kararların çok daha etkin uygulanmasını sağlayacaktır.
 
“Benim yerimde olsan ne yapardın” veya “bunu senin çocuğun yapsaydı ona nasıl tepki verirdin” gibi sorularla çocuğun kendine dışarıdan bir gözle bakılması sağlanabilir.
 
Çocuğun her türlü bilgilendirmeyi, sonrasında uyarıyı almasına rağmen kurallara uymaması normaldir. Bu durumlarda hayatı normal akışına bırakıp, çocuğun yapılan davranışın sonucunu görmesine müsaade edilmelidir (tehlike söz konusu olmadığı durumlarda). Mesela birçok yol denendikten sonra ödev yapmamayla ilgili olarak bazen anne babanın geri çekilmesi ve çocuğun bu konuda öğretmeniyle muhatap bırakılması işe yaramaktadır.
 
Ailede kurallara, ödüllere, cezalara karar veren ebeveyndir. Ödül de, ceza da, kural da çocuğun kişiliğine göre değişen ve değişmesi gereken mekanizmalardır. Bir çocuğu çok motive eden şey, diğer çocuğu rencide edebilir. Bu konuda ebeveynin çocuğunu iyi tanıması ve neyi ne zaman yapacağına karar vermesi gerekir.
 
Düzen, günü kurtarmak üzerine değil çocuğa değerler kazandırmak ve uzun geleceğe yatırım yapmak üzere yapıldığında çok daha verimli sonuçlar alınmakta, hayatının her döneminde ebeveyni ile ilişkisi iyi olan çocuğun hayattaki başarısının çok önlerde olacağı unutulmamalıdır.
 
Tüm bu önlemler alındığı, şartlar çocuğun karakteristik özelliklerine uygun ayarlandığı halde hiçbir uyarının, ödülün, bilgilendirmenin, cezanın,  işe yaramadığı durumlarda bir uzman görüşüne başvurmakta fayda vardır. Bazı çocuklar ceza almaktan hoşlanır gibi davranabilir, ebeveynini ceza vermeleri için adeta kışkırtabilirler. Bu da uzman yardımı alınması gereken önemli bir konudur.
 
Uzm.Psk. Ömer Akgül
 
kimpsikoloji.com

Uzman Yazar : Ömer AKGÜL

Kullanıcı yorumları

Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.
İlgili Foto Galeriler
İlgili Video Galeriler

Bu Makaleler de İlginizi Çekebilir

Disiplin ana sayfa
Felsefesi olmayan bir toplumun mektebi olmaz (N. Topçu)

Yeni Üyeler

Tüm üyeler

Anketimize Katılın

Toplam 0 oylama

Popüler Etiketler

Tüm Etiketler